07 Ekim 2016

Bu Alem Benim Okulum: Bir Sonbahar Etkinliği Olarak Yaprak/Sayı Eşleştirme

Sonbahar kendini göstermeye başladı. Güneşi şimdiden özleyen birisi olarak bu durumdan memnun olduğum söylenemez. Ancak bu mevsimin kimi özelliklerini çok seviyorum. Ağaçların renkten renge bulanıp yapraklarını dökmesi bunlardan biri.
Aram'ın bebekliğinde denk geldiğim bir sonbahar etkinliği için yaşının gelmesini bekliyordum. Bu gün hem mevsimin uygun olması hem Aram'ın artık dört yaşını geçmesi ve daha da önemlisi konuyla ilgilenmesinden dolayı bu etkinliğin zamanının geldiğini düşünüp kolları sıvadım.
 Etkinlik sonbaharın sembolik objesi yaprak kalıplarıyla rakam eşleştirme oyunu oluşturmak ve bu vesileyle hem rakam hem de yaprakları ayni anda tanıtmak. Bunun için bir kartona yaprak resimleri çizdim ve kestim. Ortasından önce bir çizgiyle ayırdığım yaprakların bir yarısına rakam diğer yarısına da rakam adedince nokta  yazdım. Sonra her bir yaprağı ortasındaki çizgiden kestim. Oyun kartları hazır. Aram kartları gördüğünde önce yaprak tamamlama olarak düşündü ve hemen yapıverdi. Sonra ben ona noktaları ve onların sayısının adı olan rakamı anlatınca anlamakta biraz zorlandı. Bu beni zamanlama konusunda hata ettiğim hususunda şüpheye düşürdü. Ancak anlamaya çaba sarf ediyor olmasından aldığım cesaretle tekrar anlattım ama bu sefer anlamadığı şeyin tam olarak ne olduğunu anlamaya çalıştım.  Hem sırayla saydığı noktaların toplamının ifadesinin son söylediği rakam olduğunu hem de bunun bir yazılı ifadesi olduğuydu anlamadığı.  Birinci kısmın bir mesele olduğunu yeni fark ediyordum. Bildiklerimiz ne karmaşıkmış, neler de biliyormuşuz öyle. Meraklı bakışlarına yapabildiğimce olabildiğince sadeleştirerek anlattım saydığı nesnelerin toplam adedinin sayarken son söylediği olduğunu. Sonra o son söylediğinin yandaki şekilde yazıldığını. Aslında daha önce bir kare içerisindeki resimlerin adedini ifade eden rakamın üzerine mandal koymaca oynamıştık. Hatta kış oyunlarımız arasında var ve iki kıştır oynuyoruz. Anladığım kadarıyla artık zihni kavramsal algılamaya başladı ve meselenin karmaşıklığını çözmeye çalışıyor. Bu tamamen benim sanım. Uyguladığım yöntem kendi kendine öğrenimin sınırlarını aştı, farkındayım. Ancak sonuç olarak Aram oyunu sevdi. Yapraklar üzerine sayılar üzerine konuştuğumuzdan daha fazla konuştuk. Bunu bir de koru ziyaretiyle taçlandırırsak beklenen fayda hasıl olacaktır ümidindeyim. Sayıları da vakti gelince çözecektir. Aynı renkleri çözdüğü gibi...
Oyun: Yaprakları ortadan ikiye ayırıp rakam yazılı olanları bir yan noktalıları diğer yana alıyoruz. Oyuncu noktalı yarıyı uygun rakamlı yarıyla birleştirip yaprağın tamamını ortaya çıkarıyor. Bu arada yaprağı da tanıyor. Ben bir de her bir yaprağın arkasına hangi ağaca ait olduğunu yazdım. Aram okuma bilmiyor ama başkasıyla oynarsa yardımcı olur ya da sonraki yıllarda hatırlatıcı olur diye düşündüm.
Bu oyunu ilk defa www.notimeforflashcards.com sitesinde gördüm. Kim'in fotoğraf çekimleri daha parlak ve detaylı. Bağlantıyı tıklarsanız direk ilgili sayfaya ulaşacaksınız. Oyunun büyük harf küçük harf eşleştirmesi için de oynanabileceğine işaret etmiş.
Ondan farklı olarak ben yerel yaprak desenlerini tercih ettim. Zira hem çocuğun öğreniminde yerelliğin etkisinin ehemmiyetine inanıyorum hem de başka inançlarda sembolik değerler taşıyan yapraklardansa her an karşılaşma imkanı olan yapraklarla oynamasını tercih ederim. Bu manada 1- Sakız 2- Ihlamur 3- Çınar 4- Meşe 5- Leylak 6- Erguvan ağacı yaprağı .
Ev okulu yöntemiyle gidelim derken bu gün benekli dünyamın yayınevi kampanyasından istifade ederek edindiğim Adeda yayıncılığın hazırladığı 5 yaş için dikkat güçlendirme setleri geldi. Şimdiye kadar hayli etkinlik yaptığımız için bir yaş büyükler için olanını aldım. Aram kitapları eline aldığında mest oldu. Hemen başına oturmak istedi. Uykusunun sınırlarını zorlaya zorlaya 26 sayfa etkinlik yaptık. Defalarca kez uykusunun geldiğini hatırlatmama rağmen devam etmek istedi.  İyi ki yaşına uygun olanı almamışım. Yoksa sabaha kadar oturup kitabı bitirecekti sanırım. DGS'nin değerlendirmesini bir başka yazıya bırakalım.
Şevk ile kalın

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder